“Artık uyku vakti gelmiş olsun” diye içimden geçirdiğim o anlar 😁
Tabii pratikte işler pek öyle hızlı ilerlemiyor. Çünkü Atlas da ben de tam birer gece insanıyız.
Bizim uyku rutini biraz uzun… ama bir o kadar da keyifli. Ve açıkçası bu süreci sadece “uyutma” değil, günün en sakin ve en bağ kurduğumuz zamanı olarak görmeye başladım.
İşe sıcak bir banyo ile başlıyoruz.
Ama öyle hızlı bir banyo değil… bol oyunlu, bol kahkahalı, uzunca bir ritüel. Günün tüm yorgunluğu orada akıp gidiyor resmen.
Sonra mis gibi pijamalar, küçük bir ayak masajı…
O geçiş anı var ya, tam günün temposundan çıkıp sakinliğe geçtiğimiz yer — en sevdiğim kısım.
Saç kurutma kısmı ise klasik 😄
Her zaman minik bir kriz çıkar ama artık havalar ısınıyor diye biraz daha rahatız.
Bu süreçte kullandığım ürünler de benim için önemli. Atlas’ın cildine iyi gelen, içeriğine güvendiğim şeylerle ilerlemek içimi rahatlatıyor.
Diş fırçalama ritüelimiz
Üst baş faslını atlattıktan sonra tekrar banyoya dönüyoruz.
Ve işin en eğlenceli kısmı başlıyor:
Spotify’dan Toothbrushing Song açılıyor, ses sonuna kadar yükseliyor ve diş fırçalama başlıyor 😄
Diş hekimimizin önerisiyle Atlas kendi fırçalıyor ama ben mutlaka üzerinden geçiyorum. Bir de en önemli detay: dil temizliği, onu da asla atlamıyoruz.
Bu aşamada kullandığımız diş macunu hem içerik olarak içimi rahatlatıyor hem de Atlas severek kullanıyor.
Nazik ama etkili, çürük önlemeye destek olan, kalsiyum ve mineral içerikli bir formülü var.
Vegan, florürsüz ve %100 doğal olması da cabası.
Günün en yumuşak kapanışı
Sonra yatak faslı…
Bol bol kitap, biraz yastık savaşı, biraz sohbet.
Her akşam aslında fark etmeden küçük anılar biriktiriyoruz. Günün en sade ama en değerli kısmı burası oluyor.
Ama itiraf ediyorum…
Kitap okuma süresi 1 saati geçince içimden hafif hafif
“hoca artık bitir maçı” duaları başlamıyor değil 😁
Işıkları loşlaştırıyoruz, tempo iyice düşüyor…
Ve gün yavaşça kapanıyor.
Hadi, iyi geceler 🐰✨

