Bu tarif ise annemden öğrendiğim, bizim ailenin yıllardır yaptığı klasik aşure tarifi. Rafine şeker yerine bal ile tatlandırılan, bembeyaz rengi, pürüzsüz kıvamı ve sindirimi yormayan yapısıyla gönül rahatlığıyla hazırlayabileceğiniz bir tarif. Doğru ön hazırlık ve pişirme teknikleri sayesinde hem kıvamı tam yerinde oluyor hem de tane tane, dengeli bir lezzet elde ediliyor.
İster Aşure Günü'nde sevdiklerinizle paylaşın, ister yılın herhangi bir döneminde bereketli sofralar kurmak için hazırlayın. Çünkü aşure, mevsimi değil paylaşmayı hatırlatan tariflerden biri.
Bembeyaz ve pürüzsüz bir aşure için püf noktası
Bembeyaz ve pürüzsüz bir aşure için ön hazırlık aşaması en az pişirme kadar önemlidir. Buğday, nohut ve kuru fasulyeyi önceden bekletip ayrı ayrı haşlamak, nohut ve fasulyelerin kabuklarını ayıklamak; kuru meyveleri ise kısa süre suda bekletmek hem rengin berrak kalmasını hem de sindirimin kolaylaşmasını sağlar. Son aşamada eklenen portakal kabuğu, süt ve mısır nişastası ise aşureye hem aromatik bir lezzet hem de ipeksi bir kıvam kazandırır.


Ön hazırlık neden bu kadar önemli?
Aşurenin lezzetini belirleyen sadece malzemeler değil, ön hazırlık aşaması da. Buğday, nohut ve fasulyeyi doğru şekilde bekletip ayrı ayrı haşlamak; kuru meyve ve kuruyemişleri temizleyerek hazırlamak, aşurenin hem bembeyaz ve pürüzsüz bir kıvama ulaşmasını hem de sindirimi yormayan hafif bir lezzet sunmasını sağlıyor. Birkaç küçük hazırlık, sonunda büyük bir fark yaratıyor.
Bu aşamaları daha detaylı anlatıp tüm püf noktalarını tek tek paylaştığım Aşure Ön Hazırlık Rehberi içeriğine göz atabilirsiniz. Böylece pişirme aşamasına çok daha rahat ve doğru şekilde başlayabilirsiniz.




