Son günlerde biten yaz tatilinin hüznü, İstanbul’da beni bekleyen okul alışverişleri, hazırlıkları ve yeniden başlayacak rutinleri düşündükçe içim daralıyor; kendimi devamlı söylenirken buluyordum. Hatta eminim size de kaç kere söylenmişimdir. 🥹
Eğer pilot panik halde ise ne olacak?
Sonra bir akşam, bebek arabasıyla yürürken kafama dank etti. Kendim gibi bir uçak pilotunun kullandığı bir uçağa, hele ki fırtınalı bir havada, gerçekten binmek istemezdim. Pilot panikliyse, endişeliyse ve sürekli “Eyvah, şimdi ne olacak?” diyorsa yolcuların da sakin kalmasını beklemek pek mümkün değil.
Belki de çocuklarla birlikte içinden geçtiğimiz zor dönemlerde ihtiyacımız olan şey, her şeyi kontrol etmek değil; kokpitte olduğumuzu hatırlamak. Hava koşullarını her zaman değiştiremeyiz ama uçağın içindeki atmosferi büyük ölçüde biz belirleyebiliriz.
Bu düşünce bana bir anda toparlanma dürtüsü verdi. Okulların açılmasıyla gelecek bütün aksiyonlar hâlâ orada duruyordu ama onlara yaklaşma biçimimi değiştirebileceğimi fark ettim. Önce kendi sesimi biraz sakinleştirip sonra çocuklardan sakinlik beklemek… Belki de işe tam olarak buradan başlamak gerekiyor.
Kendime de size de küçük bir hatırlatma
Yeni okul dönemine girerken kendime de size de küçük bir hatırlatma bırakmak istedim: Her şeyi mükemmel yönetmek zorunda değiliz. Bazen çocukların ihtiyacı olan en önemli şey, yanında sakin kalabilen bir yetişkin.
Bu arada analoji konusunda müthiş olan ve çocuklarla ilişkiler üzerine görüşleriyle kafamda her daim ampuller yakan Dr. Becky de kesinlikle radarınıza almanız gerekenlerden. ♥️

