Ekşili ve Hardallı Patates Salatası

Sezin Güleryüz

Ekşili ve Hardallı Patates Salatası

Bol ekşili, hafif sulu kıvamlı, bütün sosunu içine çekmiş, leziz ötesi bir patates salatası bu! Benim en sevdiğim salatalardan biri olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim. Hatta birkaç küçük püf noktasına dikkat ederseniz gerçekten anneniz kadar güzel patates salatası yapabilirsiniz. Bu konuda oldukça iddialıyım.

Patates salatası aslında hepimizin bildiği, çok sevdiği, oldukça klasik bir tarif. Ama aynı malzemelerle hazırlanan iki patates salatasının lezzeti birbirinden tamamen farklı olabiliyor. Bence bunun sırrı yalnızca kullanılan malzemelerde değil, o malzemeleri nasıl hazırladığımızda ve hangi sırayla bir araya getirdiğimizde saklı.

Bu tarifin alametifarikası kırmızı soğanların marinasyonu. Soğanları doğrudan salataya eklemek yerine önce tuzla hafifçe ovalıyor, ardından hardal, doğal fermente elma sirkesi, limon suyu, zeytinyağı ve baharatlarla hazırladığımız aromatik bir sosun içinde bekletiyoruz. Böylece soğanların keskinliği azalıyor, dokuları yumuşuyor ve bütün o güzel aromalar birbirine karışıyor.

Bir diğer önemli nokta ise patatesleri henüz sıcak veya ılıkken sosla buluşturmak. Patatesler bu aşamada sosu çok daha güzel içine çekiyor. Böylece yalnızca dışı soslanmış bir patates salatası değil, her lokmasında limonun, sirkenin, hardalın ve baharatların lezzetini alabildiğimiz bir salata hazırlıyoruz.

Son olarak bol taze yeşillik ve kapariyle tamamlıyoruz. Ortaya hem çok aromatik hem de ferah, hafif ekşili ve oldukça doyurucu bir salata çıkıyor.

Özellikle çay saati sofralarında, kalabalık davetlerde veya diğer salatalardan biraz farklı bir lezzet hazırlamak istediğinizde mutlaka denemenizi öneririm.

Reklam | Bella Maison ile işbirliği


Ekşili ve Hardallı Patates Salatasının Püf Noktaları

1. Patates seçimi önemli.
Patates salatasında mümkünse haşlandığında şeklini koruyan, çok unlu olmayan patatesler tercih ediyoruz. Çok nişastalı ve kolay dağılan patatesler, özellikle sosla karıştırma aşamasında ezilerek salatanın dokusunu ağırlaştırabilir.

2. Patatesleri kabuklarıyla ve bütün olarak haşlıyoruz.
Patatesleri önceden soyup küçük parçalara bölmek yerine kabuklarıyla bütün halde haşlamayı tercih ediyorum. Böylece haşlama sırasında suyla temas eden kesik yüzeyler oluşmuyor ve patateslerin gereğinden fazla su çekmesini sınırlayabiliyoruz. Ayrıca dokularını daha iyi korumalarına yardımcı oluyor.

3. Haşlamaya soğuk suyla başlıyoruz.
Patatesleri doğrudan kaynar suya atmak yerine soğuk suya alıp birlikte ısıtıyoruz. Böylece özellikle büyük patateslerin dışı çok hızlı yumuşarken içinin sert kalması riskini azaltıyoruz.

4. Patatesleri fazla haşlamıyoruz.
Patateslerin tamamen pişmiş olması gerekiyor ama dağılacak kadar yumuşamalarını istemiyoruz. Fazla haşlanan patatesler sosla karıştırılırken kolayca eziliyor ve salatanın kıvamı püreye yaklaşabiliyor.

5. Kırmızı soğanları mümkün olduğunca ince doğruyoruz.
İnce doğranmış soğanlar marinasyonla daha fazla temas ediyor, daha hızlı yumuşuyor ve salatanın içinde daha dengeli dağılıyor. İri doğranmış soğanların keskinliği ise daha belirgin kalabiliyor.

6. Soğanları önce tuzla hafifçe ovalıyoruz.
Tuzla ovalama işlemi soğanların dokusunu yumuşatmaya yardımcı oluyor. Ancak burada amacımız soğanları tamamen ezmek değil. Hafifçe ovalayıp ardından marinasyona almak yeterli.

7. Soğan marinasyonunu atlamıyoruz.
Bu tarifin en önemli aşaması kesinlikle bu. Soğanları doğrudan patateslere eklemek yerine sirke, limon, hardal, zeytinyağı ve baharatlarla en az 15–20 dakika bekletiyoruz.

Bu süre boyunca soğanların keskinliği azalıyor ve sosun aromalarıyla bütünleşiyorlar. Burada yaptığımız işlem fermantasyon değil, asitli bir marinasyon. Bu nedenle uzun süre bekletmeye gerek kalmadan lezzetli bir sonuç elde edebiliyoruz.

8. Hardalın sos içindeki rolünü unutmuyoruz.
Dijon hardalı yalnızca keskin ve aromatik bir lezzet katmıyor, aynı zamanda zeytinyağıyla asitli malzemelerin daha iyi birleşmesine de yardımcı oluyor. Böylece daha bütünlüklü, patateslerin üzerine güzelce yayılan bir sos hazırlayabiliyoruz.

Dijon hardalının tadı normal sarı hardala göre farklılık gösterebildiği için mümkünse tarifte belirtilen çeşidi kullanmanızı öneririm.

9. Patatesleri sıcakken sosluyoruz.
Bence bu tarifin soğan marinasyonundan sonraki en önemli püf noktası bu.

Patatesleri tamamen soğuttuktan sonra soslamak yerine sıcak veya ılıkken marinasyonla buluşturuyoruz. Böylece sos patateslerin yüzeyine daha iyi yayılıyor ve lezzetlerin patateslerle bütünleşmesi kolaylaşıyor.

Ancak patatesler çok sıcak ve fazla yumuşamışsa karıştırırken dağılabilirler. Bu nedenle birkaç dakika bekletip nazikçe karıştırmak önemli.

10. Yeşillikleri en son ekliyoruz.
Maydanoz ve naneyi patatesler çok sıcakken eklemek yerine biraz ılıdıktan sonra ilave ediyoruz. Böylece yeşilliklerin canlı renklerini, taze dokularını ve aromalarını daha iyi koruyabiliyoruz.

Salatayı önceden hazırlayacaksak yeşilliklerin bir kısmını servis öncesine de bırakabiliriz.

11. Sosun tamamını kullanıyoruz.
Soğanların marine olduğu kasede biriken sosu kesinlikle dökmüyoruz. Çünkü sirke, limon, hardal, zeytinyağı ve baharatların bütün aroması burada birleşiyor.

Bu sosu patateslerle buluşturduğumuzda salatanın karakteristik ekşiliğini ve hafif sulu kıvamını elde ediyoruz.

12. Ekşilik ve tuz dengesini en son kontrol ediyoruz.
Patatesler sosun bir kısmını içine çektikçe salatanın lezzet dengesi değişebiliyor. Bu nedenle sosu hazırlarken yaptığımız tadım kadar, bütün malzemeleri birleştirdikten sonra yaptığımız son tadım da önemli.

Kapari veya kornişon turşu kullanacaksak bunların da tuzlu olabileceğini unutmuyoruz.

13. Kapariyi servis aşamasında ekliyoruz.
Kapari meyvesinin kendine özgü hafif ekşi ve tuzlu lezzeti, patates salatasına çok yakışıyor. Ben özellikle servis sırasında eklemeyi seviyorum. Böylece hem görüntüsü daha güzel oluyor hem de kaparinin lezzeti her lokmada farklı bir dokunuş olarak hissediliyor.

14. Salatayı önceden hazırlayabiliriz.
Bu patates salatası, sosla bir süre beklediğinde lezzetlerin birbirine daha iyi karıştığı tariflerden biri. Önceden hazırlayacaksak kapalı bir kapta buzdolabında saklıyoruz. Servis öncesinde çıkarıp kısa bir süre bekleterek çok soğuk olmayan bir sıcaklıkta sunabiliriz. Taze yeşilliklerin bir kısmını ve kapariyi servis aşamasında eklemek de daha canlı bir sunum elde etmemize yardımcı oluyor.

Gıda güvenliği açısından salatayı oda sıcaklığında iki saatten uzun süre bekletmemeye dikkat ediyoruz.



star